YELİZ G.
Ara

Trendler

Peptitler nedir? Skincare’de gerçekten işe yarıyor mu?

Multi-peptide, copper peptide, matrix peptide… Bir kremde “peptide” yazması gerçekten bir şey ifade ediyor mu?

Yeliz G.6 dk okuma
Mermer yüzeyde duran sade beyaz krem kavanozu

Bir noktada skincare raflarında aynı kelimeyi görmeye başlıyorsunuz.

Peptides.

Multi-peptide.

Copper peptide.

Signal peptide.

Peptide complex.

Matrix peptide.

Ve çoğu ürünün vaadi birbirine benziyor:

Daha sıkı cilt.
Daha fazla kolajen.
Daha az kırışıklık.

Peptitler, retinolün daha nazik alternatifi gibi bile sunulabiliyor.

Peki gerçekten nedirler?

Ve daha önemlisi:

Bir kremde “peptide” yazması gerçekten bir şey ifade ediyor mu?

En sade haliyle:

Peptitler, amino asitlerin kısa zincirler halinde birbirine bağlanmasıyla oluşan moleküllerdir. İnsan vücudunda çok farklı biyolojik süreçlerde doğal olarak bulunurlar. Kozmetik ürünlerde kullanılan bazı peptitler ise hücresel sinyalleme, ekstraselüler matriks, pigmentasyon veya farklı enzimatik süreçleri etkileme amacıyla tasarlanır.

Bilimsel olarak ilginçler.

Ama beauty dünyasının anlattığı kadar basit değiller.

Önce peptit nedir?

Proteinleri uzun amino asit zincirleri olarak düşünebiliriz.

Peptitler ise daha kısa amino asit dizileridir.

İnsan vücudunda bazı peptitler:

  • hücreler arasında sinyal taşır,
  • hormonların parçası olabilir,
  • bağışıklık süreçlerinde görev alabilir,
  • doku onarımıyla ilişkili olabilir.

Dolayısıyla:

“Peptit biyolojik olarak aktif olabilir mi?”

sorusunun cevabı kesinlikle evet.

Ama buradan:

“O zaman içinde peptide bulunan bütün kremler kolajen üretir.”

sonucu çıkmaz.

Peptitler cilde geçebilir mi?

Kolay değil.

Cildin dış tabakası — stratum corneum — oldukça etkili bir bariyer.

Bir molekülün topikal üründen cildin daha derin katmanlarına geçebilmesi:

  • büyüklüğüne,
  • elektriksel yüküne,
  • yağ/su çözünürlüğüne,
  • formülasyona,
  • taşıyıcı sisteme

bağlı.

Peptitlerin önemli bir bölümü görece büyük ve hidrofilik moleküller olduğu için cilt penetrasyonu önemli bir sınırlama.

Beauty diline çevirelim:

İyi bir peptide sahip olmak yetmiyor. Onu doğru formüle etmek gerekiyor.

Peki skincare’de hangi peptitler var?

Peptitler genellikle etki mekanizmalarına göre birkaç grupta anlatılıyor.

Signal peptides

Hücrelere belirli biyolojik süreçlerle ilişkili sinyaller vermeyi amaçlayan peptitler.

Carrier peptides

Bakır gibi bazı elementlerin taşınmasıyla ilişkili peptitler.

Neurotransmitter-inhibiting peptides

Kas kasılmasıyla ilişkili nörotransmitter süreçleri üzerinde etkili olması hedeflenen peptitler.

Enzyme-inhibiting peptides

Belirli enzimlerin aktivitesini değiştirmeyi amaçlayan peptitler.

Ama her kategorinin klinik kanıtı aynı güçte değil.

Signal peptide nedir?

Peptide skincare konuşmalarının merkezinde genellikle bu grup var.

Ciltteki bazı doğal peptit parçalarının dokuda:

“Burada yeniden yapılanma gerekiyor.”

gibi biyolojik sinyaller oluşturabileceği düşüncesinden hareket ediliyor.

Bazı sentetik kozmetik peptitler de bu sinyal mekanizmalarını taklit etmek amacıyla tasarlanıyor.

Ama tekrar:

petri kabındaki fibroblast ≠ yüzünüze sürdüğünüz serum.

Klinik etkinlik için peptidin formülde stabil kalması ve hedef bölgede biyolojik aktivitesini koruması gerekiyor.

“Kolajen peptidi” sürmek cilde kolajen ekler mi?

Hayır.

Bu önemli.

Bir ürünün üzerinde:

collagen peptide

veya

collagen boosting peptides

yazması, serumun cildin içerisine doğrudan yeni kolajen yerleştirdiği anlamına gelmez.

Kozmetik peptitlerde temel yaklaşım çoğu zaman:

belirli hücresel süreçlere sinyal vererek cildin kendi matriks üretimini etkileme potansiyeli

üzerine kurulu.

Palmitoyl peptides nedir?

Peptide ürünlerinin ingredient listesinde şu tarz isimler görebilirsiniz:

Palmitoyl Tripeptide-1

Palmitoyl Tetrapeptide-7

“Palmitoyl” kısmı tesadüf değil.

Peptit molekülüne yağ karakteri kazandıran palmitic acid zinciri eklenmesi, molekülün cilt bariyeriyle etkileşimini ve penetrasyonunu geliştirme amacı taşıyabilir.

Copper peptides nedir?

Beauty dünyasının son yıllardaki favorilerinden biri:

Copper peptides.

En çok konuşulan örnek:

GHK-Cu.

GHK:

glycine + histidine + lysine

isimli üç amino asitten oluşan kısa bir peptit.

Bakır iyonuyla kompleks oluşturduğunda ise:

GHK-Cu

ortaya çıkıyor.

Bu nedenle copper peptide serumları “repair” ve “anti-aging” kategorilerinde oldukça popüler.

Copper peptides hakkında klinik kanıt ne kadar güçlü?

Beauty internetinden daha zayıf.

GHK-Cu biyolojik olarak gerçekten ilginç bir molekül.

Ancak topikal kullanım, cilt penetrasyonu ve anti-wrinkle etkinliği konusunda yayımlanmış güçlü klinik veri hâlâ sınırlı.

Bu:

“Copper peptides işe yaramaz.”

demek değil.

Daha doğru ifade:

Mekanizma umut verici, fakat kozmetik pazarlamanın kesinliği klinik kanıtın önünde gidiyor.

Peptitler gerçekten kırışıklıkları azaltabilir mi?

Bazı peptitler için olumlu klinik sonuçlar var.

Fakat bütün peptide kategorisini tek bir aktif maddeymiş gibi değerlendiremeyiz.

Peptide uygulamalarında:

  • hidrasyon,
  • parlaklık,
  • kırışıklık görünümü

gibi bazı parametrelerde iyileşmeler bildirilmiş durumda.

Ancak topikal peptide çalışmalarının sayısı ve kalite düzeyi hâlâ sınırlı.

“Botox in a bottle” peptide’ları?

Beauty marketing’in en sevdiği cümlelerden biri.

Bazı nörotransmitter etkileyen peptitlerin kas kasılmasıyla ilişkili sinyalleri azaltabileceği öne sürülüyor.

Bu yüzden:

“Botox-like”

veya

“Botox in a bottle”

ifadeleri ortaya çıktı.

Ama bu karşılaştırma fazlasıyla iddialı.

Botulinum toxin:

enjeksiyonla uygulanan bir ilaçtır.

Topikal kozmetik peptide ise:

cilt yüzeyinden uygulanır ve penetrasyon problemi yaşar.

Dolayısıyla:

bir peptide serum Botox değildir.

Peptide serum retinolün alternatifi mi?

Bunu doğrudan söylemek için erken.

Retinoidler:

  • onlarca yıllık araştırma geçmişine,
  • geniş klinik veri setine,
  • iyi tanımlanmış moleküler mekanizmalara

sahip.

Peptitler ise çok geniş ve heterojen bir kategori.

Bu nedenle:

“Retinol kullanamıyorsanız peptit aynı işi yapar.”

demek fazla iddialı.

Peptitler neden genellikle daha nazik?

Peptide ürünleri çoğu zaman:

  • düşük pH gerektirmez,
  • güçlü exfoliation oluşturmaz,
  • retinoid benzeri irritasyon mekanizmasına sahip değildir.

Ancak:

peptide = hassas ciltte kesin sorun çıkarmaz

demek de mümkün değil.

Formülün tamamına bakmak gerekir.

Peptide serum yüzde kaç olmalı?

İşte peptide dünyasında iş daha da karmaşık.

Peptitlerde:

“daha yüksek yüzde = daha iyi ürün”

kuralı özellikle anlamsız olabilir.

Çünkü farklı peptide’lar:

farklı moleküler ağırlıklara,

farklı biyolojik hedeflere,

farklı optimum konsantrasyonlara

sahip olabilir.

Multi-peptide serumlar daha mı iyi?

Mutlaka değil.

Bir formülde:

5 peptide.

8 peptide.

12 peptide.

20 peptide.

bulunması etkileyici görünebilir.

Ama bilimsel etkinlik:

ingredient sayma yarışması değildir.

formül > ingredient sayısı.

Peptitler Vitamin C ile kullanılabilir mi?

Genellikle evet.

Birbirlerini kategorik olarak etkisiz hale getiren ingredient grupları değiller.

Retinol ve peptide birlikte kullanılabilir mi?

Çoğu kozmetik peptide ürünü retinol ile aynı rutinde kullanılabilir.

Ama peptide, retinolün tahrişini “iptal eden” bir ingredient değil.

Cilt irritasyon yaşıyorsa ilk çözüm daha fazla aktif eklemek olmayabilir.

Neden peptide ürünlerinin kanıtını değerlendirmek zor?

Çünkü “peptide” tek bir ingredient değil.

Peptide dediğimizde:

yüzlerce farklı amino asit dizisi

olabilir.

Bu nedenle:

“Peptitler çalışıyor mu?”

aslında biraz:

“İlaçlar çalışıyor mu?”

demek gibi.

Hangisi?

Hangi dozda?

Hangi formda?

Hangi hedef için?

Peki hype mı, gerçek mi?

İkisi de.

Bilimsel tarafı gerçek.

Peptitlerin hücresel sinyalleme ve deri biyolojisindeki rolü oldukça ilginç.

Ama pazarlama tarafı da gerçek.

Bir molekülün laboratuvarda:

“collagen expression’ı artırması”

ile mağazadaki bir serumun:

“kırışıklıkları %X azaltması”

aynı iddia değil.

Aradaki mesafeyi klinik çalışmalar doldurmalı.

Kısaca

Peptit nedir?
Amino asitlerden oluşan kısa moleküler zincirlerdir ve vücutta birçok biyolojik süreçte rol oynayabilirler.

Skincare’de neden kullanılıyorlar?
Bazı peptide’lar hücresel sinyalleme, ekstraselüler matriks, pigmentasyon, enzim veya neurotransmitter süreçlerini etkilemek amacıyla kullanılır.

Kolajen üretimini artırabilirler mi?
Bazı peptide’lar laboratuvar ve erken klinik çalışmalarda collagen senteziyle ilişkili etkiler göstermiştir. Ancak bütün peptide ürünleri için bunu söylemek mümkün değildir.

Topikal peptide’ların güçlü klinik kanıtı var mı?
Bazı olumlu çalışmalar var; fakat yüksek kaliteli topikal çalışma sayısı hâlâ sınırlıdır.

Copper peptide gerçekten işe yarıyor mu?
GHK-Cu’nun biyolojik mekanizmaları umut verici, fakat topikal anti-wrinkle etkinliği konusunda klinik veri sınırlıdır.

Peptitler retinol kadar kanıtlı mı?
Kategori genelinde hayır.

Daha çok peptide içeren ürün daha mı iyi?
Hayır.

Kaynaklar ve ileri okuma