YELİZ G.
Ara

Cilt Notları

Retinol gerçekten ne yapar?

Cilt yenilenmesinden ince çizgilere, leke görünümünden kolajen üretimine kadar retinolün cildinizde ne gibi değişimler yarattığını, bilimsel verilere ve sade bir dille ele alıyoruz.

Yeliz G.5 dk okuma
Doğal ışıkta taş yüzey üzerinde duran amber renkli serum şişesi

Retinol beauty dünyasının en çok konuşulan içeriklerinden biri.

“İnce çizgilere iyi gelir”, “cildi yeniler”, “lekeleri azaltır”, “herkes kullanmalı”…

Retinol hakkında söylenenlerin sayısı arttıkça, onu anlamak da biraz zorlaşıyor.

Aslında mesele daha basit:

Retinol, A vitamini türevi olan retinoid ailesinin bir üyesidir. Cildin yenilenme süreçleri üzerinde etkili olabilir; ancak sonuçları zaman ister ve doğru kullanım tolerans açısından önemlidir.

Peki gerçekten ne yapıyor?

Önce şu ayrımı yapalım: Retinol ve retinoid aynı şey mi?

Tam olarak değil.

Retinoid, A vitamini ile ilişkili geniş bir içerik ailesinin genel adıdır.

Bu aile içerisinde:

  • retinol
  • retinal / retinaldehyde
  • tretinoin
  • adapalene
  • tazarotene

gibi farklı moleküller bulunabilir.

Retinol, reçetesiz kozmetik ürünlerde yaygın olarak kullanılan retinoid türlerinden biridir.

Tretinoin ise doğrudan retinoik asit formudur ve birçok ülkede reçeteli dermatolojik tedaviler içerisinde kullanılır.

Bu ayrım önemli.

Çünkü internette “retinol” hakkında konuşulurken zaman zaman retinol ile reçeteli retinoidlerin klinik verileri birbirine karıştırılıyor.

Retinoid ailesinin farklı üyelerinin etkinlik, stabilite ve tolerans profilleri aynı değildir.

Peki retinol ciltte gerçekten ne yapıyor?

Retinoidler cilt hücrelerinin davranışını etkileyen biyolojik sinyal yollarıyla etkileşime girer.

Beauty diline çevirdiğimizde ise etkilerini üç temel başlıkta düşünebiliriz.

1. Cilt dokusunun görünümünü iyileştirmeye yardımcı olabilir

Retinol ve diğer retinoidlerin uzun süreli kullanımında cildin yüzey görünümünde ve dokusunda iyileşmeler görülebilir.

Retinol içeren ürünler özellikle hafif:

  • ince çizgiler
  • düzensiz pigmentasyon
  • doku farklılıkları

gibi konular için tercih edilebilir.

Buradaki önemli kelime:

zaman.

Retinol, bir gecede sonuç veren bir içerik değil.

2. Foto-yaşlanma belirtileri üzerinde etkili olabilir

Güneş ışığına uzun süre maruz kalmak, cildin yaşlanma sürecinin önemli faktörlerinden biri.

Buna photoaging — foto-yaşlanma deniyor.

Retinoidlerle ilgili klinik literatürde:

  • ince çizgiler
  • pigmentasyon farklılıkları
  • cilt dokusu
  • güneş kaynaklı yaşlanma belirtileri

üzerinde iyileşmeler bildirilmiş durumda.

Özellikle tretinoin için kanıt tabanı güçlü. Retinol için de kozmetik kullanımda olumlu veriler bulunuyor; ancak iki molekülün aynı olmadığını yeniden hatırlamak gerekiyor.

3. Kolajen yapısıyla ilişkili süreçleri destekleyebilir

Retinoidlerin en çok konuşulan özelliklerinden biri kolajen üzerindeki etkileri.

Araştırmalar retinoidlerin foto-yaşlanmış ciltte dermal yapının yeniden modellenmesiyle ilişkili mekanizmaları etkileyebildiğini gösteriyor.

Basitleştirirsek:

Retinol yalnızca cildin yüzeyinde peeling yapan bir içerik değildir.

Retinoid ailesinin etkileri hücresel yenilenme ve cilt yapısının daha derin biyolojik süreçleriyle de ilişkilidir.

Retinol peeling midir?

Bu konuda küçük bir yanlış anlaşılma var.

Retinol kullanımının başlangıcında:

  • kuruluk
  • pullanma
  • kızarıklık

görülebileceği için retinol bazen güçlü bir peeling ürünü gibi düşünülüyor.

Ancak retinolün temel çalışma prensibi klasik AHA veya BHA eksfolyanlarıyla aynı değildir.

Pullanma, özellikle başlangıç döneminde ortaya çıkabilen irritasyonun bir sonucu olabilir.

Dolayısıyla:

“Cildim ne kadar çok soyulursa retinol o kadar iyi çalışıyor.”

mantığı doğru değildir.

Amaç cildi mümkün olduğunca tahriş etmek değil, ürünü tolere edilebilir şekilde ve düzenli kullanabilmektir.

Retinol kullanmaya başladığınızda ne olabilir?

Retinoidlerin en yaygın problemlerinden biri irritasyondur.

Özellikle başlangıç döneminde:

kuruluk
kızarıklık
hassasiyet
pullanma

görülebilir.

Bu yüzden retinol söz konusu olduğunda:

daha fazla ≠ daha iyi.

Retinol ne kadar sürede sonuç verir?

Beauty dünyasının en sevmediği cevaplardan biri:

Değişir.

Ürünün formülü, retinol oranı, kişinin cildi, kullanım sıklığı ve hedeflenen konu sonucu etkileyebilir.

Retinoid çalışmalarında değişimlerin haftalar ve aylar içerisinde ortaya çıktığı görülüyor.

Dolayısıyla retinolü:

“Bir haftadır kullanıyorum, neden hiçbir şey olmadı?”

şeklinde değerlendirmek pek anlamlı değil.

Retinoid dünyası genellikle istikrarın hızdan daha önemli olduğu kategorilerden biri.

Retinol kullanırken güneş koruyucu gerekli mi?

Güneşten korunma zaten iyi bir cilt bakım rutininin temel parçalarından biri.

Retinoid kullanan kişilerde ise konu daha önemli hale gelebilir.

Topikal retinoidler irritasyona yol açabilir ve cilt güneşe karşı daha hassas hissedilebilir.

Ancak daha temel bir mantık da var:

Retinolü foto-yaşlanma belirtileri için kullanırken, aynı zamanda cildi yoğun UV maruziyetine bırakmak biraz iki ileri bir geri yaklaşımı olur.

Retinol herkes için uygun mu?

Hayır.

Retinol beauty dünyasında çok popüler olsa da bu onu herkesin rutinine eklemesi gereken zorunlu bir ürün yapmıyor.

Özellikle:

  • çok hassas cilt
  • yoğun kuruluk
  • aktif kızarıklık
  • bazı dermatolojik rahatsızlıklar
  • aktif ve ciddi akne

gibi durumlarda kişinin ihtiyacı farklı olabilir.

Ve bazen iyi bir temizleyici, nemlendirici ve güneş koruyucudan oluşan sade bir rutin; on aktif içerikli bir rutinden çok daha mantıklı olabilir.

Hamilelik döneminde retinol kullanılabilir mi?

Bu konu beauty tavsiyesi seviyesinde ele alınmamalı.

Retinoid ilaçların gebelikle ilişkisi nedeniyle, topikal retinoidlerin hamilelikte ve hamilelik planlanırken kullanılmaması yönünde ihtiyatlı resmi öneriler bulunuyor.

Topikal tretinoinin kana geçişi oral retinoidlere kıyasla çok daha düşük olsa da, ihtiyatlı yaklaşım olarak gebelikte kullanımdan kaçınılması öneriliyor.

Hamilelik veya gebelik planlaması söz konusuysa ürün seçimi bir dermatolog veya ilgili sağlık profesyoneliyle değerlendirilmelidir.

Retinol seçerken yalnızca yüzdeye mi bakmalıyız?

Hayır.

“%1, %0.5'ten daha iyidir.”

gibi düz bir denklem kurmak yanıltıcı olabilir.

Bir retinol ürününün performansını:

  • konsantrasyon
  • formülasyon
  • stabilite
  • ambalaj
  • diğer içerikler
  • kullanım sıklığı
  • kişinin toleransı

birlikte etkiler.

Retinol aynı zamanda ışık ve oksidasyon açısından hassas bir molekül olabilir.

Bu yüzden yalnızca ambalajın önündeki büyük yüzde rakamını karşılaştırmak yeterli değildir.

Retinol ile ilgili belki de en önemli şey

Beauty kültürü bize sürekli yeni bir şey eklememiz gerektiğini söylüyor.

Yeni serum.

Yeni aktif.

Yeni rutin.

Retinol konusunda da aynı şey yaşanıyor.

Ama retinol bir zorunluluk değil.

Cilt bakım rutininizde belirli bir amaç varsa ve retinol o amaca uygun bir seçenekse değerlendirilebilir.

Sırf:

“Herkes kullanıyor.”

diye rutine eklenmesi gerekmiyor.

Kısaca

Retinol nedir?
A vitamini türevi retinoid ailesinin kozmetik ürünlerde sık kullanılan üyelerinden biridir.

Ne için kullanılır?
Cilt dokusu, ince çizgiler ve düzensiz pigmentasyon gibi konularda tercih edilebilir.

Hemen sonuç verir mi?
Hayır. Etkiler genellikle düzenli ve uzun süreli kullanım bağlamında değerlendirilir.

Tahriş edebilir mi?
Evet. Kuruluk, kızarıklık ve pullanma görülebilir.

Herkes kullanmalı mı?
Hayır.

Hamilelikte?
Topikal retinoidlerden gebelikte ve gebelik planlanırken kaçınılması yönünde resmi ihtiyat önerileri vardır.

Kaynaklar ve ileri okuma

İlgili Yazılar